Friday, October 21, 2011

vesikalık fotoğraf

merhaba eyüp.

bugün tanıştım seninle. hastayım bir kaç gündür, işten erken çıktım. otobüste tanıştım seninle, ama sen beni görmedin.

gözüm takıldı. inceledim. ne kadar küçüksün. daha 20 yaşındaymışsın.

gözlerin güçlü güçlü bakıyordu. kim bilir ne için çektirmiştin o fotoğrafı?

yaşlı bir amcanın yakasında duruyordun. 

cenazen bugünmüş. otobüs sessizdi eyüp.

annemin de fotoğrafını astılar. halbuki o fotoğrafı çektirdiği günü hatırlıyorum. üzerinde çok sevdiğim çiçekli gömleği vardı. okul için çektirmişti. kırmızı rujuyla. bilemezdi ki o fotoğrafın cenazesinde herkesin yakasına takılacağını.

ne saçma değil mi eyüp? sen ne düşünüyordun acaba? ne güzel bakmışsın onu düşündüm. 

bir hiç uğruna gittin. seninle böyle tanışmak istemezdim eyüp. otobüste sevgilinle giderken kolum çarpsaydı da pardon deseydim ya da ne bileyim, müzik dinlerken sana fark etmeden bakıp geçseydim.

ama öyle olmadı eyüp. birilerinin yakasında tanıştım. sadece sana yazmak istedim. burada sen de dur istedim. 

vatan sağolsun diyorlar eyüp. sana bakınca içimden hiç bir şey sağ olsun demek gelmedi. sana bakınca yaşanmayan bir hayatı gördüm. ve bir hiç uğruna... üzgünüm eyüp. kendi adıma üzgünüm. sağımda iphonunda internete giren çocuğa baktım. 

ben, üzgünüm eyüp. ailenin acısını tahmin bile edemiyorum. siyaset, politika, terör 20 yaşındaki bir insanın hayatını bitiriyorsa, sen o ülkeye ne dersin bilmiyorum. 

aklımda sadece vesikalık fotoğrafın var. güçlü gözlerle baktığın...

o zaman senin için çoban yıldızını dinleyelim.

hoşçakal.

No comments:

Post a Comment