Tuesday, October 4, 2011

This one goes out to the one i left behind!

Ankara'da olmak... 


İlk gittiğimde güneş olmadığı için üzülürdüm. Denizi aramadım hiç. 


Sonra griyi sevdim. Ki çok zor oldu grinin bir renk olduğunu kabul etmem. Griliğe alıştıkça büyüdüm. 


Ankara'nın sokakları hep bir şey anlatır. Durduğunuz kaldırım köşesini bile anımsarsınız. Bir süre sonra sıkılırsınız, canınız bir gitmek ister. Ama dönerken şehre girdiğinizde "ait"lik hissedersiniz.


Kendimi durup dururken ait hissettiğim tek yer Ankara'ydı. Herkes gibi çok insan geldi çok insan da gitti. 


En kendim gibisini hep Ankara'da buldum. Zira kendimi de orada buldum. Eheh kedimi de orda buldum. 


İzmir'in "hafif"liği yoktur Ankara'da. Ankara ağırdır. İnsanlar çok gülümsemez, kurallar vardır, daha düzenlidir. Ağırdır Ankara. Sen o halinle sert, ağır bir kahve içmeye alışırsın sabahları. Balkona çıktığında kar yağar, onu izlersin. Kedine mama koyarsın.


Ankara'da deniz yok yaaaa! Ankara'nın gece hayatı çok kötü be bilader yeee! O ne olum memur kenti orası beaaa! diyen sevgili insanlar;


Ankara'da olmanın ne demek olduğunu asla anlayamayacaksınız demektir. Bunun sebebi de hayatınızda yakaladığınız o grilik yanlış bir grilik be canım. 


Her şehrin rengi farklıdır. Sana anlattığı hikayesi, yedirmesi içirmesi farklıdır. Seni nasıl ağırlıyor önce ona bakacaksın. Uzaktan evin penceresine bakıp ya bu evin ışıkları çok mu loş yeaaa? demek ne kadar doğruysa senin önyargıların da o kadar doğrudur.


Dünyada deniz olmayan tenk kent Ankara değildir, ve gece hayatı en azından İzmir'inkinden bin kat daha güzeldir, onu biliyorum. Memur kenti de ne oldu afedersin? Memurlar evini mi bastı?


Şehir fanatikliği yapmaya çalışmıyorum. Ama kendisine çok şey borçluyum. En azından hayatımda olan dostlarımı bana verdiği için. Ve hala daha vermeye devam ettiği için. 


İzmir'de deniz var da ne yaptık pardon? Bütün sıçtığımız bokları içine döktük! Sonra da dönüp denizden bahsetmeyeceksin sevgili İzmir'li!


Bence Ankara'nın en büyük eksiği deniz değil, en büyük eksiği sensin. Zira sen gittiğinde sanki başka bir şehir olur Ankara. 
Döndüğünde sana küs gibi olur, başka türlü karşılar. Belki de bilerek yapıyor bilmiyorum. Gideceklere mani olmayıp çantasına bir kaç yolluk koyup el sallıyor arkandan. 


Dönsem biliyorum beni hafif bir gülümsemeyle karşılayacak, ama kalmamı istemeyecek. Olgun eski sevgili gibi.


O zaman haydi bakalım this one goes out to the one i love gelsin kendisine. 


Öperim!





5 comments:

  1. konuyla ilgi yorum yapamıyorum Ankara hakkında bir bilgim yok ama şunu söyleyebilirim ki, Ankaralı çok arkadaşım var ve hepsini de çoookk seviyorummm...:)

    ReplyDelete
  2. Bazen eski olgun sevgili, bazen bir abidir ankara. Hep zor rolleri ustlenir, hep guclu olmasi gerekir. Ankarayi guzel yapan dostlardir. Ankara sizinle guzel, desteginizle guzel...

    ReplyDelete
  3. Saygın Ay vasıtasıyla okudum. Muhteşem...

    ReplyDelete
  4. her okuduğumda farklı geliyor şu yazı be... ağzına kalemine sağlık :)

    ReplyDelete